Sağlık

SAHİM-SEN’den Memur Maaş Zamına İlişkin Değerlendirme: ”Aynı Kurumda Hizmet Verenler Arasındaki Uçurumu Ayıracak!”

En düşük memur maaşına ilişkin çalışmalar 22 bin 500 TL iken, memur maaşlarına ilişkin çarpıcı açıklamalarda bulunan Sağlık Hizmetleri Sendikası (SAHİM-SEN) Genel Başkanı Hasret Akarken, “En yüksek memur taban maaşı bile 6 bin 787 TL. , en düşük kamu çalışanı taban maaşı iken 15.000 TL olacaktır.Bu taban maaşın ortasındaki boşluk ne yazık ki kurumda görev yapanları ayıracaktır.Bu memur zam oranı aylık bazda yapılmalıdır. Taban maaş yapılmadığı takdirde mağduriyetlerin oluşması kaçınılmaz olacaktır.”

Temmuz ayı prestijiyle birlikte en düşük memur maaşınız 22.500 TL olacak. Bu tarafta çalışmaların devam ediyor olması kulislere kadar gelerek tartışmaları ve soru işaretlerini de beraberinde getirdi. En yüksek memurun bile taban maaşı 6 bin 787 TL olurken, en düşük kamu çalışanının taban maaşı 15 bin TL olacak. Maalesef bu taban maaşın ortasındaki boşluk kurumda görev yapanları ayıracaktır.

TEMEL AYLIK BAZDA YAPILMAZSA ARTIŞ MAĞDUR YARATACAK

Memur zamlarının taban ücret üzerinden yapılmaması halinde mağduriyetlerin yaşanmasının kaçınılmaz olduğunun büyük bir titizlikle altını çizen Sağlık Hizmetleri Sendikası (SAHİM-SEN) Genel Başkanı Hasret Akarken, “ Memurun statüsü devleti, yaptığı hizmetler ise devletin işleyişini gösterir. Memurların eğitim düzeyi, liyakatli atamaları, statülerine göre hizmetleri, hizmet alanların dakikliği devletin iskelet gücünü gösterir. Ancak gelinen noktada memuriyet; mali, sosyal ve psikolojik olarak zarar gördü. Seçim nedeniyle maalesef verilen sözler sınıfta kaldı” diye konuştu.

ESAS HEDEF HALKIMIZIN GELİŞMESİ VE BÜYÜKLÜĞÜ OLMALIDIR

SAHİM-SEN Lider Akarken, “Kalite ve verimliliğin artırılması, ülkemizin ve insanımızın kalkınması ve refahı ile birlikte kamu hizmeti statüsünün korunması, geliştirilmesi ve tercih edilirliği temel hedef olmalıdır” dedi. Olgunluğuna paralel olarak olgunlaştığı kurumlarda görev yapan kişi ve kişilerin çoğunlukla memur statüsünde olması, kalkınmanın değerli bir parçası olan memur statüsünün değerini açıkça göstermektedir. Ayrıca ülkemizi uluslararası platformlarda temsil etme görevini de üstlenen memurlarımızın üst düzey niteliklerinin ve gelişimlerinin değeri tartışılmazdır. Memur statüsünün haklı önemi düşünüldüğünde, memurlarımızın maddi ve sosyal yönden desteklenmesi kaçınılmazdır.” “Bu noktada Cumhurbaşkanımız, 1000 Sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin 1. Fıkrası ile memuriyet taban maaş göstergesi (1000) ve kıdem aylık göstergesi (20) sayısını üç katına kadar artırmaya yetkili kılınmıştır. .375, 1000’den 3000’e çıkan kamu hizmeti tabanı aylık gösterge sayısı, kıdem aylık gösterge sayısını 45 şeklinde hızla günceller; Oranların hakkaniyet ve ölçülülük unsurlarına göre yeniden belirlenmesi noktasında, emekli maaşı muafiyeti ve kurum karşılığına tabi olan ve en yüksek memur maaşına uygulanacak yüzde oranlarına esas teşkil eden ek göstergeler 7417 sayılı Kanun’un 2. unsuru ile düzenlenen ana ve orta ek gösterge olarak düzenlenmiştir. Cumhurbaşkanımızın yetki artırma, değiştirme ve yeniden düzenleme yetkisi kapsamında acilen yapılması gerekmektedir. Bu durum ülkemizin ve insanımızın kalkınması, misyonumuzun ve emekli memurlarımızın refahı, aidiyet duygularının güçlenmesi ve çalışma barışının sağlanması açısından kaçınılmaz hale gelmiştir.”

DEVLET İŞÇİ İSE, İŞÇİ VARSA DEVLET VAR

Son olarak SAHİM-SEN Lideri Hasret Akarken, “Taban maaş artışına ek olarak, kamu sisteminde eşitlik ve adaletin sağlanması, refahın artırılması nedeniyle satın alma gücünün artırılmasına yönelik alınacak tedbirler ve takdirler kapsamında” dedi. , enflasyona yenik düşmemek ve yıllar içinde memur maaşlarının fiyatını kaybetmek; memur maaşı hesaplamalarında dikkate alınan katsayıların en az %40 oranında artırılması (Temmuz ayında yapılacak enflasyon farkı ve maaş artış oranları hariç); bir kısmı devlet tarafından sübvanse edilecek olan gelir vergisi dilim ve oranlarının gelir vergisinde adalet sağlanarak yeniden düzenlenmesi; Devlet kurumları arasında işe elverişsizlik, iş riski ve işe alım güçlüğü kuralları dikkate alınarak hakkaniyet ve ölçülülük ilkesi kapsamında yan ödeme puanlarının artırılması bir zorunluluk haline gelmiştir.

SİYASET HEDEF DEĞİL ARAÇ OLMALIDIR

Yukarıdaki haklı taleplerimize ek olarak; Ülkemizdeki sendikal anlayışın misyon ve sorumluluğu anlamında; bireysel çıkarlardan uzak; “Devlet varsa çalışan da vardır; Çalışan varsa devlet vardır.” bakışıyla; Ülkemizin ve çalışanlarının refah ve kalkınmasına yönelik çalışmalarda siyaseti amaç değil araç olarak gören bir anlayışla; Demokratik ve özgür bir sendikal sistemin kurulması, sendikalaşma oranlarının artmasında ve sendikacılık anlayışının sürdürülebilirliği açısından büyük önem taşımaktadır.

SAHİM-SEN’İN DEĞERLENDİRME ÖNERİLERİ GÖZDEN GEÇİRİLMEMELİ

Bu noktada; SAHİM SEN olarak diyoruz ki; çıkar sendikacılığı değil, hukuku ve liyakati ön planda tutan sendikacılıktır; toplu sözleşme ikramiyeleri gibi orantısız düzenlemelerle; sendika üyelik/istifa süreçlerinin yöneticilerin mobbingine tabi tutulmaması, çalışanların e-devlet üzerinden demokratik haklarını özgürce kullanabilmeleri; Sendikalı yöneticilerin değil, nitelikli yöneticilerin yönetimi şeklinde yapılacak düzenlemeler, ülke ve çalışan çıkarlarına, sendika sisteminin aktif ve etkin bir şekilde sürdürülebilirliğine katkı sağlayacak şekilde yapılacak. kalite anlayışı, sendikalaşma oranlarının artması, memurların mali ve sosyal haklarının korunması ve sendikacılık anlayışı ile memurların mali ve sosyal haklarının geliştirilmesi amaçlanmaktadır. grev hakkı yasal bir düzenleme ile düzenlenmelidir. Kamu çalışanlarının mali ve diğer özlük haklarının iyileştirilmesi açısından analiz önerilerimiz ve tespitlerimiz göz ardı edilmemelidir.”

 

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu